Türkiye'de değerli metallerden yapılmış ziynet eşyalarının ihracatı son 10 yılda önemli ölçüde artmıştır...
Adınız Soyadınız :
E-Mail Adresiniz :
.....Sizlere, doğuyla batınının randevulaştığı, kültürlerin, renklerin, ticaretin, dinlerin buluştuğu yerden, Türkiye’den sesleniyorum. Sizleri, Türkiye’nin çok renkli kültürel iklimi içinde büyüyüp, gelişen mücevher sektörümüzle işbirliğine çağırıyorum... Devamı için tıklayınız >>>
   
 
Ara
     
Is baglantisi açisindan en basarili fuar sizce hangisi?
Istanbul Jewellery Show - TÜRKIYE
Vicenzaoro Winter - ITALYA
Baselworld - ISVIÇRE
JCK Las Vegas - A B D
Vicenzaoro Summer- ITALYA
Vicenzaoro Fall - ITALYA
Juvelir Expo- RUSYA
Hong Kong Jewelry Show - ÇIN
Gold&Silver Expo - ITALYA
Palakis - ITALYA
DIGER
-
  
  Arşiv

 


İSTANBUL ALTIN BORSASI TARAFINDAN BELİRLENEN
KIYMETLİ MADENLERE DAYALI FİNANSAL ENSTRÜMANLAR

İstanbul Altın Borsası bünyesindeki piyasaların ürün çeşitliliğinin arttırılıp daha etkin çalışabilmesi ve Borsa ile Ülkemiz sanayi sektörleri arasında, yarattığı istihdam ve katma değer açısından önemli bir paya sahip kuyumculuk sektörünün finansman sektörüne entegrasyonunun sağlanabilmesi amacıyla Borsa bünyesinde, kıymetli madenlere dayalı finansal enstrümanların kullanıldığı, piyasalarda kıymetli madenlerin mevcut ve bilinen işlevleri dışında yeni türev araçlarının belirlenmesi ve işlem görebilmesi için gerekli çalışmalara başlanmıştır.
Ülkemizde, halkın elinde atıl olarak yaklaşık 6,000 ton altın bulunduğu, belirlenen bu birikimden çok gerekli hallerde ortalama her yıl 50-60 ton altının piyasalara hurda altın olarak geri geldiği, kullanılmayan altınların ise halk tarafından güvence ve saklama amacıyla atıl olarak tutulduğu, ülke ekonomisine hiçbir katkısı olmaksızın yastık altı olarak bekletildiği tahmin edilmektedir.

İstanbul Altın Borsası olarak yapılan kıymetli madenlere dayalı finansal enstrümanları belirleme çalışmalarında, öncelikle halkın elinde atıl duran kıymetli metallerin daha iyi değerlendirilmesi, ülke ekonomisine kazandırılması , ülke bankacılığının mevcut tasarruf ve finansman kaynaklarına çeşitlilik sağlanması amaçlanmaktadır.
Bu nedenlerle belirlenen yeni türev araçları aşağıdaki sıralamadadır

Bu belgenin tamamını WORD dökümanı olarak indirmek için tıklayınız

 

 


VADELİ İŞLEMLER PİYASASI

I) Vadeli Altın Piyasalarının Ortaya Çıkışı

Vadeli altın işlemleri ilk olarak 1972 yılında Kanada'nın Winnipeg Borsası tarafından yapılmıştır. Winnipeg Borsası 1970'li yıllar boyunca 100 ve 400 onsluk vadeli altın kontratlarının alım satımı yapılmış, kendine göre oldukça başarılı olan Winnipeg Borsası'nın işlem hacmi, Amerikan borsalarının olgunlaşması ile birlikte giderek azalmış olup, 1988 yılında vadeli altın işlemlerinin tümüne son verilmiştir.

Va deli altın işlemleri gerçek anlamda Amerika altın piyasalarının devreye girmesiyle birlikte önem kazanmıştır. 31/01/1934 tarihinde ABD Başkanı Franklin Roosvelt tarafından, ekonomik buhran sonucunda ortaya çıkan banka paniğini azaltmak için Amerikan vatandaşlarının mücevherat ve koleksiyon amacıyla talep ettikleri eski altın paralar dışında altın satın almaları ve ellerinde külçe altın bulundurmaları yasaklanmıştır. Bu yasaklamaların tümü 40 yıllık bir aradan sonra Başkan Gerald Ford tarafından 1974 yılında kaldırılmıştır. ABD vatandaşlarına konulan bu kısıtlamanın kadırılması ile birlikte vadeli altın kontratlarının rahatlıkla alınıp satılabilmesine imkan tanınmıştır. ABD'de vadeli altın işlemleri ilk kez 31/12/1974 tarihinde New York Commodity Exchange (COMEX), Chicago Board of Trade (CBOT), Chicago Merchantile Exchange (CME) ve Mid-America Commodity Exchange (MidAm) Borsaları tarafından yapılmıştır. COMEX ve CME kontratlarının büyük ilgi gördüğü ABD borsalarında CBOT ve MidAm kontratları pek ilgi görmemiş, sonunda COMEX vadeli altın kontratı, altın ticaretini profesyonelce gerçekleştiren kişilerce en fazla tercih edilen vadeli altın kontratı haline gelimiştir. New York Borsası'nın diğer borsalar karşısında önem kazanmasının en büyük nedeni, önemli bir ticaret merkezi olan bu şehrin hayli yüksek nüfusudur.

Bu belgenin tamamını WORD dökümanı olarak indirmek için tıklayınız

 

 


İSTANBUL ALTIN BORSASI


I) Altın Sektörünün Yeniden Yapılandırılması

24 Ocak 1980 yılında ekonominin her alanında serbest piyasaya geçiş politikalarının uygulanmaya başlanmasına paralel alınan yapısal değişiklik kararları, altın sektörünün gelişimi açısından önemli bir aşamadır. 1983 ve 1984 yıllarında alınan kararlarla altın ithali belirlenen esaslara uymak kaydıyla serbest bırakılmıştır. Yine aynı kararlarda altının ve döviz kurlarının, Türk Lirası karşısındaki değerlerinin tespitinde T.C. Merkez Bankası'na yetki verilmiştir.

Bu kararlar doğrultusunda T.C. Merkez Bankası 1984 yılında Türk Lirası Karşılığı Altın Piyasası'nı kurmuş, bu Piyasa'da TC Merkez Bankası tarafından ithal edilen altınlar yurt içindeki şahıslara Türk Lirası karşılığı satılmıştır. 1989 yılında T.C. Merkez Bankası tarafından Döviz Karşılığı Altın Piyasası kurulmuş, bu Piyasa'da T.C. Merkez Bankası tarafından ithal edilen altınlar yurt içindeki şahıslara döviz ve efektif karşılığı satılmıştır. Yine 1989 yılında çıkarılan Türk Parası Kıymeti Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararla sermaye hareketleri serbestleştirilmiştir. Bunun sonucu olarak da mali sistemin önemli bir parçası olan altın konusunda da gerekli düzenlemelerin yapılması gerekliliği ortaya çıkmıştır.

Bu belgenin tamamını WORD dökümanı olarak indirmek için tıklayınız

 

 


KIYMETLİ MADENLER ÖDÜNÇ PİYASASI

I) Dünyada Altına Dayalı Leasing İşlemleri

Geçtiğimiz on yılda altın ödünç piyasasının işlem hacmi yaklaşık üç kat artış kaydetmiştir. 1997 yılı sonu itibarıyla ödünç işlemlerinin hacmi tahminen 4,000 tondur. Bu hızlı büyümenin arkasında yatan neden, altın ödünç alma piyasasının başlıca talep faktörü konumuna gelen madencilik sektörünün hedging işlemlerinden (riske karşı korunma) doğan altın ödünç alma talebidir.

Piyasanın gelişmesinde başlıca üç ana katılımcı grubun payı vardır:

" Yeni altın yataklardaki altını çıkaran madencilik şirketleri;

" Üreticilerin gereksinimlerini karşılamak için hem aracılık yapan hem de yeni ve kompleks teknikler geliştiren külçe altın bankaları;

" Ödünç verme ve takas işlemleri aracılığıyla hedging piyasası için önemli bir likidite sağlayan merkez bankaları.

Maden hedging işlemlerindeki büyüme, beraberinde altın ödünç verme işlemlerinde 10 yıllık bir dönem içerisinde 400 tondan 2,550-2,650 tona yükselen bir hacim getirmiştir. Bu rakam, tüm altın ödünç verme hacminin yaklaşık %65'ini ifade etmektedir.

On yıl içerisinde kaydedilen bu hızlı büyümede merkez bankalarının rezervlerindeki altını ödünç verme konusunda gösterdikleri istekliliğin oldukça ciddi bir payı bulunduğu söylenebilir. Temel amaçları atıl durumdaki rezervlerini etkinlikle yönetip gelirlerini artırmaktır. Ortalama ödünç oranlarının % 1-2 oranında yükselmesi, merkez bankalarını, rezervlerindeki altını ödünç verme konusunda daha istekli davranmaya iten esas neden olmuştur. Külçe altın bankaları ödünç alınan altınları, altın üreticileri ve diğer ödünç altın talep edenler için hedging piyasasının büyümesinde kullanmışlardır.

Bu belgenin tamamını WORD dökümanı olarak indirmek için tıklayınız

 

 


STANDART DIŞI KIYMETLİ ALTIN İŞLEMLERİ FİZİBİLİTE RAPORU

Dünya Hurda Altın Arzı:

Son kullanıcılar (altın para veya mücevherat eşyası talep eden kişiler) tarafından kuyumcu ve sarraflara arz edilen hurda altınlar, eritildikten sonra rafinaj işlemine tabi tutulmakta ve 24 ayar standart altın külçesi haline getirildikten sonra tekrar dünya altın piyasalarına arz edilmektedir. Altın fiyatlarının yükselmeye başladığı ve ekonomide yapısal değişikliklerin meydana geldiği dönemlerde çeşitli ülke vatandaşları tarafından satışa sunulan altın mücevherat eşyaları, hurda altın arzının en önemli kaynağını oluşturmaktadır. Maden üretimi, resmi sektör satışları ve hurda altın arzı olarak bilinen arz bileşenleri arasında fiyat elastikiyeti en yüksek olanı, hurda altın arzıdır. Fiyatların yükselmesi durumunda altınlarını satmaya başlayan kişiler, fiyatların düşmesi durumunda çoğu zaman beklemeyi tercih etmektedirler.

Bu belgenin tamamını WORD dökümanı olarak indirmek için tıklayınız

 

 


KIYMETLİ MADENLERE DAYALI FİNANSAL ENSTRÜMANLAR

Bu çalışmada altın bonolarının dünya genelindeki uygulamaları irdelenerek Türkiye için bir model geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda Amerika, Fransa, Hindistan gibi bu bonoları uygulayan ülkelerin yanında uygulama olasılığı bulunan Bağımsız Devletler Topluluğu incelenmiştir.

GİRİŞ
Altına dayalı finansal enstrümanlar ulusal devletlerin ve sanayi devriminin ortaya çıkışına kadar etkili olmamıştır. Ulusal Devletlerin ortaya çıkışı ile hükümetler operasyonlarını değişik vadelerdeki bonoları veya diğer faiz içeren borç sertifikalarını halka pazarlayarak finanse etme yoluna gitmişlerdir. Finansal aracı kurumların devreye girmesi ve büyük miktardaki borçların sertifikalar yoluyla parçalanarak kişisel yatırımcının erişebileceği boyutlara indirgenmesi bu işlemi oldukça kolaylaştırmıştır.

Bu belgenin tamamını WORD dökümanı olarak indirmek için tıklayınız

 

 


ALTIN RAFİNERİLERİ


Dünya üzerinde, altın rafine eden ve altın eritme faaliyetleri yapan çok fazla sayıda kuruluş olmasına rağmen çalışma kapsamına, 55 tanesi LBMA, 30 tanesi COMEX ve 28 tanesi de TOCOM tarafından onaylanmış olan toplam 61 adet rafineri alınmıştır. Bu rafineriler, dünya altın rafineri endüstrisinin liderleri olarak kabul edilmektedir.

Rafine endüstrisinin faaliyetleri dört başlık altında toplanabilir;

(1) Yeryüzüne yeni çıkartılmış olan altın mineralinin rafine edilmesi,

(2) Hurda altının, zarar görmüş olan külçelerin, düşük saflıkta olan külçelerin ve onay alamamış rafineriler tarafından üretilen külçelerin yeniden rafine edilmesi,

(3) Kuyumculuk ve elektronik sektörlerinde, dişçilikte ve dekoratif amaçlı kullanılmak üzere altın imalatı,

(4) Altın külçe üretimi.

Bu belgenin tamamını WORD dökümanı olarak indirmek için tıklayınız

 

 


İKTİSADİ DEĞERLENDİRME


Kapalıçarşı Efektif Piyasası'nın Mevcut İşleyişi

Kapalıçarşı Efektif Piyasası Türkiye'deki nakit para arz ve talebinin serbest rekabet koşullarında karşılaştığı ve gerçek efektif fiyatlarını yansıtan bir piyasadır. Bu piyasadaki fiyat dalgalanmaları halkın ve ağırlıklı olarak da ticaretle uğraşan kesimin nakit paraya olan arz ve talebini göstermektedir. Yabancı paraların özellikle de ABD Doları ve Alman Markının kredibilitesinin yüksek olması, halkın ve esnaf kesiminin bu para birimlerini enflasyona karşı korunma aracı olarak görmeleri ve ticaretle uğraşan kesimin bu para birimleriyle işlem yapması sonucunda Kapalıçarşı'da efektif işlemler yoğun şekilde gerçekleşmektedir.

Kapalıçarşı'da genellikle yetkili müesseseler işlem yapmaktadır. Bu sistem diğer piyasalardan izole bir yapıda olmayıp bankaların, Merkez Bankası'nın ve yetkili müesseselerin birbiriyle ilişkide olduğu entegre bir yapıdan oluşmuştur. Yetkili müesseseler hem Merkez Bankası Efektif Piyasası'nda bankalar ve aracı kuruluşlarla hem de Kapalıçarşı'da diğer aracı kuruluşlarla işlem yapma imkanına sahiptir. Sistem, Anadolu'dan ve İstanbul içindeki diğer yetkili müesseseler tarafından toplanan efektifler ile Merkez Bankası Efektif Piyasası'ndan veya bankalardan satın alınan efektiflerin arz ve talebe göre belirlenen kurlar üzerinden işlem görmesi ve satın alınan efektiflerin Merkez Bankası ve Bankalara satılmasından oluşmuştur.

Bu belgenin tamamını WORD dökümanı olarak indirmek için tıklayınız

 

 


İSTANBUL ALTIN BORSASI VE KUYUMCULUK SEKTÖRÜNDE VERGİ MEVZUATI AÇISINDAN YAPILMASI GEREKEN ÇALIŞMALAR HAKKINDA RAPOR

İstanbul Altın Borsası üyeleri, yürürlükte bulunan mevzuata göre banka, kıymetli maden aracı kurumu, yetkili müessese olarak anonim şirket statüsünde ve kurumlar vergisi mükellefi olan kuruluşlardır.

Halen borsamızın altın piyasasına üye olan 25'i banka, 15'ü yetkili müessese ve 11'i kıymetli maden aracı kurumu olmak üzere toplam 51 üye bulunmaktadır. Ancak söz konusu üyelerin 27'si aktif olarak işlem yapmaktadır. Sektörün Borsa'ya ilgisi açılış tarihi olan 26.7.1995'den bu yana giderek azalmış durumdadır. Bu ilgi azalmasında başlıca nedenler;

" Borsa'nın faaliyetlerinin sadece altın işlemleri ile sınırlı kalması,

" Kapalıçarşı piyasası'nın kendi içinde yarattığı işlem zenginliğinin borsa'ya yansıtılmaması,

" Kıymetli madenler üzerine yapılan işlemlerdeki vergi rejiminin Borsa açısından kanun gücünde açıklığa kavuşturulamaması,

şeklinde sıralanabilir.

Bu belgenin tamamını WORD dökümanı olarak indirmek için tıklayınız

 

 

   www.taj.org.tr'yi Ana Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle   |   Sayfayı Yazdır   |   Acrobat Reader Yükle       

       © 2006 İstanbul Değerli Maden ve Mücevherat İhracatçıları Birliği
       Tüm Hakları Saklıdır. | Genel Hükümler | Gizlilik Politikası   taj@taj.org.tr