Türkiye'de değerli metallerden yapılmış ziynet eşyalarının ihracatı son 10 yılda önemli ölçüde artmıştır...
Adınız Soyadınız :
E-Mail Adresiniz :
.....Sizlere, doğuyla batınının randevulaştığı, kültürlerin, renklerin, ticaretin, dinlerin buluştuğu yerden, Türkiye’den sesleniyorum. Sizleri, Türkiye’nin çok renkli kültürel iklimi içinde büyüyüp, gelişen mücevher sektörümüzle işbirliğine çağırıyorum... Devamı için tıklayınız >>>
   
 
Ara
     
Is baglantisi açisindan en basarili fuar sizce hangisi?
Istanbul Jewellery Show - TÜRKIYE
Vicenzaoro Winter - ITALYA
Baselworld - ISVIÇRE
JCK Las Vegas - A B D
Vicenzaoro Summer- ITALYA
Vicenzaoro Fall - ITALYA
Juvelir Expo- RUSYA
Hong Kong Jewelry Show - ÇIN
Gold&Silver Expo - ITALYA
Palakis - ITALYA
DIGER
-
  
  Türk Mücevherat Sektörü


Ülkemizin üretim potansiyeli ve buna bağlı büyüme hızı arttıkça, iç tüketimin fazlalaşması yanında, ihracatın da hızlanmasına, bu gelişmeler ise, temel girdi ithalatın da büyük artışlara sebep olmaktadır. Bu çarkın işleyebilmesi için de ödeme aracı olan yabancı paraların, ticaret gerçekleştiren ülkeler arasında para transferi sorununu ortaya çıkarmış, bunun sonucu olarak ülkeler kambiyo sistemlerini kurmaya başlamışlardır.

Ülkemizde, 1923 yılında yapılan İzmir İktisat Kongresi'nde ilk kambiyo kontrol fikri konuşulmaya başlanmış ise de, 1929 yılında 1447 sayılı Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsaları Kanunu çıkartılmıştır. 1930 yılında o zamanın ekonomik şartlarına göre bu gün yürürlükte olan Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun temelini oluşturan 1567 sayılı kanun çıkartılmıştır.

1937 yılında 12 sayılı takas işlemlerini düzenleyen karar 1947 yılına kadar yürürlükte kalmış, 1955 yılında ihracata ilişkin hükümler ile ülkeye döviz getirme yükümlülüklerini esasa bağlayan ve ülkedeki tüm dövizleri Maliye Bakanlığı'nın emrine veren 14 sayılı karar çıkartılmıştır.

1962 yılında dış ticarette ödeme sistemi esas alınarak hazırlanan ve 1983 yılına kadar yürürlükte kalan 17 sayılı karar çıkartılarak uygulanmaya başlanmıştır.

1970'li yıllarda Bretton Woods sisteminin çökmesi sonucu, sabit kur sisteminden vazgeçen ülkeler 1973 yılından itibaren kademeli olarak paralarının değerini dalgalanmaya bırakmışlardır. Ülkemizde ise dünyadaki bu değişime paralel olarak 1983 yılında 28 sayılı karar, 1984 yılında 30 sayılı karar, 1989 yılında 32 sayılı kararla son şeklini bulan, dalgalı kur sistemi benimsenmiştir. Bunun sonucu, döviz tasarrufu devletin tekelinden çıkartılmış, gerçek ve tüzel kişilerin tasarrufuna imkan tanımıştır.

Kambiyo rejiminin serbestleştirilmesi sonucu ülkemizde ulusal para otoritesi ekonomik yapımıza uygun olarak paramızın dalgalanmasını sağlayacak kurumsal düzenlemeler yapmış, T.C. Merkez Bankası yayımladığı genelgeler ile FX piyasasında oranların belirlenmesini düzenlemiştir. Nisan 1990'da Türkiye, IMF'ye IMF anlaşma yer alan VIII.Maddenin 2, 3 ve 4 fıkralarındaki yükümlülükleri yerine getirmeyi kabul etmiştir. Buna göre Türkiye " IMF' nin onayı olmaksızın cari uluslar arası işlemlerdeki ödemelere sınırlamalar getirmekten, ayrımcı döviz kuru veya çoklu kur uygulamalarından kaçınacaktır". Türkiye kendi ulusal parasının konvertibilitesini sağlama yükümlülüğünü de üzerine almıştır.

Ülkedeki faiz ve kur politikası, her şey tam yoluna girdi derken 2000 yılının kasım ayında, para programındaki aksaklık ile ilk olumsuz sinyallerini vermiş, nihayi patlama maalesef 2001 şubat ayında gerçek yüzünü gösterince, eski sistemden vazgeçilerek yeni sisteme, bir başka deyişle dalgalı kur sistemine geçilmesi süreci başlatılmış ve yeni ekonomik programın hazırlanması kaçınılmaz olmuştur.

A - DÖVİZ PİYASALARINDAKİ İŞLEM YAPABİLEN MALİ ARACI KURULUŞLARI VE DÖVİZ EFEKTİF PİYASALARI

Döviz Piyasalarının Mali Aracı Kuruluşları

Ülkemizde öteden beri bir çok kişi ve kuruluş, başka deyişle temel kaynağı İstanbul Kapalı çarşı da legal ve illegal yollarla yıllarca döviz alım ve satımı ve bu işlere aracılık eden kişi ve kuruluşlar her zaman bu ticaretin içinde yer almışlardır. Yeniden yapılanma süreci içinde 1980'li yıllarda itibaren Türk Parası Kıymetini koruma hakkındaki kararlar çerçevesinde gerçek yapılandırma şeklini almış;

Bankalar,
Özel Finans Kurumları,
Yetkili Müesseseler,
Yetkili Müessese ve Altın Borsası üye kuruluşlar,
Altın Borsası Aracı Kuruluşları,

Bu çalışma içinde ana konu yetkili müesseseler olduğundan, bankalar ve özel finans kurumları ile ilgili bölümlere değinilmemiştir.

ÇALIŞMANIN TÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN LÜTFEN BURAYA TIKLAYINIZ.

 

   www.taj.org.tr'yi Ana Sayfam Yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle   |   Sayfayı Yazdır   |   Acrobat Reader Yükle       

       © 2006 İstanbul Değerli Maden ve Mücevherat İhracatçıları Birliği
       Tüm Hakları Saklıdır. | Genel Hükümler | Gizlilik Politikası   taj@taj.org.tr